O gece senle diz dize oturduk.
Ben son kez baktım yüzündeki çizgilere.
Sen son kez baktın yüzümdeki ifadeye.
Biz son kez birbirimize her şey olduk.
Anne-Baba
Kardeş-Evlat
Dost-Yar
Sabah 'ilk kim kalkar diğerini terk edebilir cesaretle' diye bir soru vardı aklımda, ama sustum.
O gece diz dize oturduk son kez ve seviştik tüm yaralarımızla.
İnandığım adam değildin, cebindeki kadın değildim.
Sahi biz o gece birbirimizle mi sevişmiştik?
Korkum 'hiçbir şey olmamış gibi devam etmek istercesine uyanıp kahvaltıyı hazırlamak'
Cesaretim 'hiçbir şey yaşanmamış, sanki seni hiç tanımamışım gibi çekip kapıyı çıkmak'
Kalktım, çayı demledim, kahvaltı masasına tereyağı-peynir-zeytin-bal-kızarmayı bekleyen birkaç dilim ekmek çıkardım. Kalabalık bir sofra kurmadım tam sevdiğin gibi ama bir çay bardağı eksik. (ve gittim.)
Söylesene o sabah kahvaltıyı evde mi yaptın yoksa caddedeki pastaneye mi gittin?
Bana kızmaya hakkın yok. O sabah yalnız uyanacağını biliyordun.
Geçmişi deşmemden nefret ediyorsun değil mi? Şimdi yıllar sonra, birbirimizin üstüne başka bir hayat yaşamış olmamıza rağmen birbirimizi bir daha bulmamızın hatrına '-bunca yıl sonra nasılsın' diye konuşmaya devam etmek tercihindir, bilirim.
Bunca yıl sonra '-iyiyim', iyi olmanın iyi bir tarafı kalmış da sanki.
Şimdi aynı soruyu benim sormam gerekiyor ama korkuyorum 'iyiyim' dedikten sonra şu köşedeki sokaktan yabancılığımıza döneceksin diye. '-sen nasılsın'
Yüzündeki çizgiler, değişmişsin. '-iyiyim' diyorsun, yüzümde o gece ve onun öncesinde gördüğün ifadeyi bulamamış olmanın kırıklığıyla, değiştim.
Saçlarımı sevdiğin düzlükten kurtardım. Sakalların sevdiğim kısalıkta değiller.
Bir hayat bağışlamak bir yabancıya cömert bir aşk ister. O sabah ben kahvaltıya bir çay bardağı daha koysaydım cömert bir aşık olur muydum?
Sana sarılmak istiyorum. Bana kalelerimi yakıp yıkmış adamı hatırlatmıyorsun, ne tuhaf.
Bana saygı duyuyor musun? Sana yanlışlarını hatırlatan bir kadınmışım gibi hissediyorum, ne tuhaf.
Sarılmıyoruz. Onca zaman beraber bir hayat sürdüren iki insan değilmişiz gibi farklı yönlere gidiyoruz. Buruk bir gün. Sevdiğim yanlışlar var. Doğru hayatın içinde olduğum hissine rağmen...
*yaşanmamış bir hayattan anlatmak istedim CUNDA HİKAYESİ'ni...
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder