5 Ocak 2013 Cumartesi

'Bunu kimse söylemedi belki düşündü

Hikayemizin önce sonunu sonra başını yazdım. Eksik, belki başkaca. Ya ortası, baharı, kara kışı, yağmuru, gökkuşağı, kokusu, rengi? Yavaş yavaş yaklaşan fırtınası, fırtına sonrası dağılmışların hesabı, ruhların durulması, anıların tozu? Sevmenin verdiği naiflik, 'geçmişte veya gelecekte' hissi?

Şimdi o bir daha olmayacak zamanlara dönüyorum, '-hatırladın mı diye' sorma niyetindeyim o zamanlarda sormadıklarımla. Çünkü bilirsin ben sana hiç soru sormamıştım gerekmedikçe, sen anlatmıştın zaten içinden geldikçe. 

Bizim sorunumuz bu soru sormamazlıktan mı ileri geldi diye düşündüğüm anlar oluyor. O zamanlar anlatmadıklarını fark ettiğim halde susmayı seçmiştim, bir gün bilmediklerimizin bir anlamı kalmayacağını düşünerek.

Şimdi sorduğumda cevaplayamayacağın '-bunca soru niye' diye düşünme.

Başka türlü bir şey bu; günah çıkarmak değil, haklılık savaşı değil, bitirememek hiç değil. Toparlamak belki, dağıtılanların yerini bir yenisi alamaz diye belki... Anlatabildim mi?

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder